Kapı, kapu Nedir? Kapı, kapu Ne Demek?

Kapı, kapu

Kapı, kapu Nedir? Kapı, kapu Ne Demek? Kapı, kapu Neye Denir?

(i.).

1.Ev, konak, daire ve her çeşit binanın girilip çıkılacak yeri, Ar. bâb, Fars. der: Ev, konak, saray kapısı, kapıdan içeri girmek, kapıdan dışarı çıkmak, oda kapısı, sokak kapısı: Sokağa açılan dış kapı.

2.Resmî daire, iş sahiplerinin başvurma yeri olup tabiatiyle büyük olan konak: Paşakapısı = Vaktiyle sadâret dairesi hükmünde olan BAbıâlî ve taşralarda hükümet konağı. Şeyhülislâm kapısı = Meşîhat dairesi. Serasker kapısı = Harbiye nazırlığı binası. Ağakapısı = Vaktiyle yeniçeri ağalığı dairesi. 3.Memurluk, görev, iş, hizmet: Kapı bulmak, kapıdan olmak.

4.Bir hizmetçinin, hizmetinde bulunduğu ev.

5.Her iş İçin başvurulan büyük kapı, Fars. der-bâr, dergâh, Ar. bâb, atebe: Bu kapıdan kovulursam hangi kapıya gidebilirim?

6.Tavla oyununda çeşitli yerlerden iki taş oynayıp ikisini bir hâneye getirmek, vurulmayacak surette birbiri üstüne koymak: Kapı yapmak, kapı kazanmak.mec. Söylenecek bir söze veya edilecek bir teklif veya ricaya giriş olacak bahane ve vesile: Edeceği teklife şimdiden kapı yapıyor. Kıpı açmak =

1.Başlamak, Osm. mübâşeret etmek.

2.Söze başlamak, mevzua girebilmek maksadıyle söz söylemek.

3.Yol açmak, misal olmak, misal vermek. Kapıyı büyük açmak = Çok masrafa girmek. Açık kapı = Misafir kabûl eden ev: Kapısı açıktır. Araba kapısı = Araba girip çıkacak surette büyük kapı. Kapıağası = Osmanlı devrinde saray-ı hümâyûn’da ak ağaların büyüğü. Kapıoğlanı = Osmanlı devrinde bir patrikhane veya büyükelçiliğin Adî işler için resmî dairelere gidip gelmeye memur hademesi. Kapıdan bakmak = Eve kapanıp çıkamamak: Mart kapıdan baktırır. Cümle kapısı = İçerde ayrı ayrı odalar ve meskenler bulunan bir yerin umumî kapısı: Üniversitenin cümte kapısı. Kapı Çukadarı = Osmanlı devrinde kapı kethudâsı maiyetinde memur. Kapı halkı = Vaktiyle paşaların askerî maiyeti. Demirkapı =

1.İki tarafı kayalık dağ olan tehlikeli boğaz ve derbend.

2.Nehrin içinde su trafiğine engel olan taşlar, şelâle: Tuna’nın demirkapıtarı. Kapı kapı dolaşmak = Her tarafa müracaat etmek. Kapıkulu = 1826’ dan önce ekserisi devşirme olan Osmanlı askerî sınıfları mensûbu ki, başlıcası yeniçerilerdir. Kapı kethudâsı = Osmanlı devrinde vilâyetlerin İstanbul’da olan işlerini yürütmeye memur zat. Kapı yapmak =

1.Bahse ve mevzua girişebilmek için söz açmak ve vesile yaratmak.

2.Tavla oyununda iki taşı boş bir hâneye toplamak. Kapı yoldaşı = Bir efendinin hizmetinde ve bir kapıda bulunan hizmet arkadaşı. 

En Son Arananlar

2012 © uslusozluk.com | Hakkımızda | İletişim